özel güvenlik hakları  özel güvenlik haberleri  özel güvenlik sınav sonuçlar işçi hakları  iş hukuku  İŞ avukatı,işçi davları ,güvenlik-iş sendikası,öz-iş sendikası,hak-iş,türk-iş

Bu haber 11 Ocak 2018 13:23:53 Tarihinde eklenmiştir. 3339 Defa Okundu.

İş yerlerin ve özel güvenlik nöbet yerleri Kamera Sistemi ile İzleme

Belirtmeliyiz ki, bu tür kamera sistemleri sırf suç delili tespiti elde etmek maksadıyla koyulamaz

İş yerlerin ve özel güvenlik nöbet yerleri Kamera Sistemi ile İzleme

İşyerlerinin içine ve dış kısımlarına, cadde ve sokaklarda güvenliğin sağlanması ve korunması maksadıyla konulan kamera sistemleri vasıtasıyla yapılan görüntü kayıtları, özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak kabul edilmemelidir[1]. Bu tür kamera sistemlerinin amacı, bireylerin özel hayat faaliyetlerine ilişkin görüntüleri takip etmek ve/veya kaydetmek değil, işyerlerinde ve toplumun ortak kullandığı alanlarda güvenliğin sağlanması ve korunmasına yardımcı olmak (asıl amaç), ayrıca hukuka aykırılıkların tespiti ve failleri ile delillerinin elde edilmesini sağlamaktır (yan amaç).

Belirtmeliyiz ki, bu tür kamera sistemleri sırf suç delili tespiti elde etmek maksadıyla koyulamaz. Bu yönde bir faaliyet sözkonusu olacaksa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 140. maddesine uyulması gerekeceğini, aksi halde yapılan faaliyetin hukuka aykırılığının ön plana çıkacağını, hatta suç teşkil edebileceğini (TCK m.134, m.257, m.281, m.283, m.286) ve elde edilen delillerin de hukuka aykırı olması nedeniyle yargılamada kullanılamayacağını belirtmek isteriz (1982 Anayasası m.38/6 – Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2,a ve m.217/2).

İşyeri ve kamuya açık alanlara kurulacak kamera sistemlerinin amacının ne olduğu önem taşımaktadır. İşyerlerinde kişiye özel bölümlere kamera kayıt sisteminin izinsiz koyulması ve kayıt yapılması, sırf delil elde etmek için adli amaçlı kamera kayıt sisteminin kurulması, güvenlik amaçlı kamera kayıtlarından elde edilen görüntülerin başka maksatlar için kullanılmasında isabet olmayacağı gibi, hukuka uygunluk da bulunmayacak ve bu tür fiiller yukarıda madde numaralarını verdiğimiz suç tanımlarına girebilecektir[2].

Önleyici ve düzeni koruyucu kolluk faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilecek izleme ve görüntü tespit sisteminde, kişiler arasında geçen aleni olmayan[3] konuşmaların dinlenmesi ve/veya kayda alınması usulü tatbik edilmemelidir. Konuşmaların yapıldığı yerin kamuya açık olup olmadığına bakılmaksızın, bireyler arasında yapılan konuşmaların tespiti hukuka uygun değildir. Birey rıza göstermedikçe veya önceden bulunduğu yerdeki konuşmaların tespit edildiğine dair zımni muvafakatini almaya yönelik bir uyarı yapılıp, kabulü alınmadıkça veya kişiler arasındaki konuşmalar aleni olmadıkça veya başka bir hukuka uygunluk sebebi bulunmadığı sürece[4], ses tespit fiilleri ve sonuçları hukuka aykırı olacağı gibi, fiilin de “Kişiler arasında konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı TCK m.133 çerçevesinde suç teşkil edeceğini ifade etmek isteriz.

İnsan onuruna ve kişilik haklarına aykırı şekilde gizli veya açık şekilde kamera ile işyerlerinde çalışanların gözetlenmesi ve denetimi hukuka aykırıdır. Ancak güvenlik amacıyla, işyerinin özel olmayan bölümlerinin izlenmesi mümkün olabilir. Güvenlik gerekçesini ve kamu yararını aşıp, çalışanları ve herhangi bir nedenle işyerine gelip gidenleri huzursuz edebilecek, özel hayatlarını ihlal edebilecek ve kişilerin kendilerini muhtemel suçlu hissetmelerine neden olabilecek görüntü ve/veya ses kaydının yapılamayacağını düşünmekteyiz. Bu noktada, güvenlik ve kişi özgürlüğü arasındaki hassas dengenin gözetilmesi gerekir. Dünyada da, güvenlik amacından hareketle kişi hak ve hürriyetlerine yönelik sınırlamaların getirilmeye çalışıldığını, özellikle teknik araçlarla izleme ve iletişimin denetlenmesi konularında eskiye nazaran artışın olduğunu, bu artışta teknolojik gelişmelerin önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Ancak hiçbir gerekçe, özel hayat hakkı ve muhaberat hürriyetine yapılacak keyfi, sınırsız, amacı aşan müdahaleleri haklı kılmayacaktır.

Güvenlik gerekçesi bahanesiyle, ortada böyle bir durum olmadığı halde sırf gözetlemek, muhtemel suçlar ile şüphelilerini yakalamak ve delilleri toplamak isteğine dayalı kamera kayıt sisteminin hukuka uygun olmayacağını belirtmek isteriz.

Nezarethane, tutukevi ve cezaevlerine kamera sistemi; esas itibariyle genel ve özel güvenlik gerekçesinden hareketle koyulurlar, ancak çekim yaptıkları sırada meydana gelen tüm olayları, dolayısıyla hukuka aykırılıkları tespit ve kayıt altına aldıklarından, bu belgelerin delil olarak kullanılmasında sakınca yoktur. Güvenlik amacıyla koyulan kameralar, aynı zamanda bir takım tesadüfî hukuka aykırılıkları tespit ettiğinde sorun olamayacaktır.

Çalışanların; çalıştıkları yerlerde, odalarda, oturdukları masalarda, dinlenme ve kendilerine tahsis edilen alanlarda özel hayatları vardır. Çalışma alanlarına koyulan kameralar yoluyla, gerek çalışanların ve gerekse o yerde bulunanların özgürce hareket edebilme imkanları kısıtlanmış olacaktır. Haklar dengesinde kişiye; muhtemel suçlu gözü ile bakılamayacağı gibi, suçun işlenmesini önlemek hedefiyle bireyin kişilik haklarına hoyratça müdahale de edilemez. Kapalı mahallerde arama yapabilmek için hakim kararının gerekli olduğu gözönüne alındığında, kamera kayıt sistemlerinin suçu önlemek, suçun ve failin tespitinde kullanılmak amacı tartışmalı hale gelecektir. Neticede; bir kişinin üstü ve eşyası fiilen aranmamış olsa da, teknik aygıtlar yoluyla kişinin gözetlenip denetlenmesi ve hatta aranabilmesi gündeme gelmektedir.

Kamu yararı gerekçesiyle, özellikle çalışanları küçük düşürecek muamelelere, bu kapsamda gizli kamera kayıt sistemine izin verilmemeli, açık çekim yapan kameralarla da kişinin mahremiyeti zedelenmemelidir. Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet yürütenlerin çalışma mahallerinin kamera ile izlenmesi uygulaması, kötü muamele, görevi kötüye kullanma, rüşvet ve irtikap suçlarının işlenmesinin önlenmesi ve bu konudaki iddiaların takip ve tespiti amacıyla kullanılmaktadır. Hizmetin niteliği itibariyle zorunlu güvenlik uygulaması ihtiyacı ile somut kamu yararı gerçekleştirme amacıyla, insan onuruna ve kişilik haklarına aykırı şekilde kamu görevlilerinin tüm faaliyetlerinin izlenmesine imkan tanıyan uygulamalarda isabet olmadığını ifade etmek isteriz.

Mobese olarak bilinen trafiğin denetlenmesi ve genel asayişin korunması amacıyla cadde ve sokaklara yerleştirilen önleme amaçlı izleme ve denetleme sistemini, belirli bir olaya, şüpheli veya sanığa yönelik CMK m.140’da öngörülen tedbir ile aynı görmemek gerekir. Mobese, herhangi bir suça, şüpheli veya sanığa karşı kurulan bir düzenek olmayıp, kamu düzeninin sağlanması ve korunmasına yönelik çok amaçlı denetleme sistemi olup, adli maksatlı olarak kurulmamıştır. Elbette adli soruşturma ve kovuşturmalar sırasında da gerektiğinde Mobese kayıtlarından yararlanılmaktadır.

Mobese sisteminde bir hukuka aykırılık, kişinin özel hayatına haksız yapılmış tecavüz olduğunu peşinen söylemek isabetli olmayacaktır. Kanaatimizce bu kayıtlar, kamuya açık yerlerde de olsa bireylerin özel konuşmalarına müdahale ve bireyin kamu düzenini ilgilendirmeyen davranışlarının kayda alınıp kullanılması amaçlarına hizmet etmedikçe hukuka uygun sayılmalıdır. Bir başka ifadeyle, Mobese kamera ve kayıtları amacına uygun kullanılmalı, bu sistem teknik takip ve kayıt yöntemi olarak algılanmamalıdır.

Aynı düşünce, işyerlerine denetim ve düzenin korunması, dış ve iç güvenliğinin sağlanması ve takibi amacıyla yerleştirilen kamera kayıt sistemleri için de geçerlidir. Bu noktada kameraların, işyerinin soyunma kabinleri, asansör, tuvalet ve özel kullanıma tahsis edilmiş yerlerine yerleştirilmesinin ve bundan başka bireylerin özel konuşmalarının kayıt altına alınmasının kabul edilemeyeceğini ifade etmek isteriz. Kamera izleme ve kayıt sistemi bulunan işyerlerinde, herkesin görebileceği bölümlere “işyerinde kamera izleme ve kayıt sistemi vardır” gibi uyarı levhalarının asılmasının da isabetli olacağını belirtmeliyiz. Aynı usul, kamuya açık alanlarda kullanılan Mobese kayıt cihazları bakımından da uygulanmalıdır. Bir başka ifadeyle, herkes tarafından görülebilir ve anlaşılabilir şekilde Mobese kameralarının bulunduğu yer ve civarına ikaz yazı ve işaretlerinin asılması isabetli olacaktır.

[1] İstanbul ilinde, “Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu” kısa adı ile “MOBESE”, yani kent bilgi ve güvenlik sistemi devreye sokulmuştur. İdari kolluk tarafından MOBESE, önleyici kolluk faaliyeti çerçevesinde huzur ve güven ortamını korumak, sağlamak, kamu düzenini bozmaya yönelik faaliyetlerin önüne geçmek, daha tehlike aşamasında olup da, zarar verme ihtimali bulunan fiillerin icrasını durdurmak, bu sistemin kullanıldığı alanlarda hukuk kurallarını ihlal eden ve kamu düzenini bozmaya yönelik davranışlara yönelenleri veya icra edenleri tespit edip, delilleri ile birlikte yakalamak ve/veya bu kişi ve hukuka aykırı eylemler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

[3] TCK m.133’ün gerekçesine göre, “Bir arada bulunan kişiler arasında yapılan konuşmanın aleni olmayan konuşma olarak kabulü için konuşmanın yapıldığı yerin önemi yoktur. Bu bakımdan, örneğin bir parkta iki kişi arasında geçen konuşmanın başkaları tarafından ancak özel gayret gösterilerek duyulabilecek olması halinde, aleni olmayan konuşma sözkonusudur. Keza, örneğin bir evde sınırlı sayıda kişiler arasında yapılan konuşma, aleni olmayan bir konuşmadır. Birinci fıkrada tanımlanan suç, aleni olmayan konuşmanın bir aletle dinlenmesi veya bir ses alma cihazı ile kayda alınması ile oluşur. Sözkonusu suçu, aleni olmayan konuşmanın tarafı olan bir kişi işleyebilir. Suçun oluşabilmesi için, konuşmanın taraflarından herhangi birisinin rızasının olmaması yeterlidir. Bu bakımdan konuşmanın taraflarından birisinin rızasının olması, fiili suç olmaktan çıkarmayacaktır”.

[4] Eğer ortada “görevin ifası” anlamında, yani bir yasa hükmünün icrası veya yetkili amirin emrini ifa olarak bir hukuka uygunluk sebebi varsa, bu halde yapılan görüntü ve/veya ses tespiti fiili suç sayılmayacaktır (TCK m.24). 1982 Anayasası’nın 20., 21. ve 22. maddelerinde, hangi istisnai durumlarda özel hayata yapılacak müdahalelerin hukuka uygun sayılacağı genel olarak belirlenmiş ve bu husustaki özel düzenlemeler kanunlara bırakılmıştır. Bu sebeple, hakim kararına dayanılarak adli kolluk tarafından yapılan teknik araçlarla izleme ve bu yolla elde edilen delil hukuka uygun sayılacak, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilecektir. Aynı hukuka uygunluk sebebi, şartların gerçekleşmesi kaydıyla TCK m.25/1’de düzenlenen meşru müdafaa için de geçerlidir. Örneğin, kişinin ani bir sözlü ve/veya fiili saldırıya maruz kalması aşamasında, önceden plan yapmamak şartıyla bu durumun kayıt altına alması ve yapılan saldırının bir delili olarak kullanılmasını istemesi hukuka uygun sayılabilmelidir.

Yorum Yap
SIK SORULAR
Güvenlik soruşturması yönetmeliğinde, önemli değişiklikler yapıldı
Güvenlik soruşturması yönetmeliğinde, önemli değişiklikler yapıldı
Resmi Gazete'de yer alan yönetmelikle "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği"nde önemli düzenlemeler yapıldı.
Bakan sarıeroğlu 4/b'lilerin (sözleşmeli personel) izin sürelerinde önemli iyileştirmeleri hayata geçirdi
Bakan sarıeroğlu 4/b'lilerin (sözleşmeli personel) izin sürelerinde önemli iyileştirmeleri hayata geçirdi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, ülkemizin yarınlarına katkı sağlayan, kalkınmamız adına canla başla değer üreten kıymetli çalışanlarımızın çalışma koşullarını iyileştirmeye devam ediyoruz.
İşçilerin vardiyaları yasal nasıl olmalı çalışma süreleri ne kadardır vardiya yönetmeliği ne diyor
İşçilerin vardiyaları yasal nasıl olmalı çalışma süreleri ne kadardır vardiya yönetmeliği ne diyor
Vardiya yönetmenliği ile 4857 sayılı İş Kanunu Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz.Çalışanların vardiyalı çalışama koşuları ise Resmi Gazete Tarihi: 07.04.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25426 Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik açık bir şekilde yazılmaktadır.
İş-yerlerinden ve Özel güvenlik nöbet Koltuğu Nasıl Olmalıdır?
İş-yerlerinden ve Özel güvenlik nöbet Koltuğu Nasıl Olmalıdır?
6331 sayılık İSG kanuna gereğince iş-yerlerinden ’ki Koltuğu Nasıl Olmalıdır?
İş yerlerin ve özel güvenlik nöbet yerleri Kamera Sistemi ile İzleme
İş yerlerin ve özel güvenlik nöbet yerleri Kamera Sistemi ile İzleme
Belirtmeliyiz ki, bu tür kamera sistemleri sırf suç delili tespiti elde etmek maksadıyla koyulamaz
İşçiye sgk kayıtlarında giriş-çıkış yapılması kıdem tazminatını sıfırlama hakkını vermez.İşçi hak kaybına uğramaz
İşçiye sgk kayıtlarında giriş-çıkış yapılması kıdem tazminatını sıfırlama hakkını vermez.İşçi hak kaybına uğramaz
SGK kayıtlarında İşçiden habersiz giriş çıkış yapılması İşverenler süreklik sgk girdi çıktı yapmaktalar bu sgk girdi çıkıları işçilerin kıdem ihbar ve benzeri işçilerin hiç biri hakkı kaybına neden olmaz. İstifa eden işçi hiçbir hak alamaz işveren iş kanunu ve yönetmenliklere aykırı davranması durumda işçi kıdem tazminatı hakkı kazanır. İş kanunu 24. Maddesi gereğince işçini tek taraflı sözleşme fesi hakkı var
Özel Güvenlik Görevlilerine Verilecek İdari Disiplin Cezaları
Özel Güvenlik Görevlilerine Verilecek İdari Disiplin Cezaları
5188 sayılı Kanunun 20 inci maddesi (c) bendinde belirtilen idari suçların haricinde, özel güvenlik görevlilerinin işleyecekleri disiplin suçlarında personelin çalıştığı kurumun mevzuatına ve İş Hukukuna göre işlem yapılır.
Yargıtay kararları ışığında  İşe iade davası sonrası işe dönen işçinin eski işine davet edilmesinin
Yargıtay kararları ışığında İşe iade davası sonrası işe dönen işçinin eski işine davet edilmesinin
İşe iade davası sonrası işe dönen işçinin eski işine davet edilmesinin gerekmesi işçiye fesih önceki parasal haklarıyla emsallerine sağlanan artışların uygulanmasının gerekmesi işverenin işçiyi grup şirketi de olsa bir başka iş yerine davet etmesinin iş sözleşmesinin devri niteliğinde ve geçersiz olduğu
Özel Güvenliklerin Kimlik  iptal edilmesi ve yenilenmemesi durumda
Özel Güvenliklerin Kimlik iptal edilmesi ve yenilenmemesi durumda
Özel güvenlik görevlilerin Kimlik kartının iptal edilmesi ve yenilenmemesi işverene tazminatsız olarak iş akdini sona erdirme hakkı vermemektedir.
Özel güvenlik kimlik kartı yenileme için gerekli belgeler
Özel güvenlik kimlik kartı yenileme için gerekli belgeler
Özel güvenlik yenileme eğitimine ne zaman müracaat edilmelidir? Özel güvenlik yönetici ve görevlileri kimliğinin geçerlilik süresi dolmadan önce yenileme sınavına girmek zorundadırlar. Bunun için ilan edilmiş olan sınav takvimi ve yenileme eğitim süresi dikkate alınarak en geç kimlik geçerlilik süresi bitiş tarihi de 6 ay kala önceki son sınava girecek şekilde yenileme eğitimi için kayıt yaptırılmalıdır. Özel güvenlik yöneticileri ve görevlileri, sertifika ve kimlik geçerlilik süresinin dolmasını beklemeksizin yenileme eğitimi alarak sınava girebilirler. Bu durumda sertifika ve kimlik süresinin geçerlilik tarihi en son başarılı olunan yenileme sınav tarihine beş yıl eklenerek elde edilen tarih olacaktır.
Alt İşveren Taşeron Şirketler ilgili değişiklik yapıldı
Alt İşveren Taşeron Şirketler ilgili değişiklik yapıldı
İş Kanunu’nun 2. maddesinde de aynı yaklaşım benimsenmiş ve alt işverenlik ilişkisinin tanım, kriter ve koşulları belirtildikten sonra “Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin iş isi sayılarak işlem görürler.” denilmek suretiyle, muvazaa halinde muvazaalı alt işverenlik ilişkisi yok sayılmış ve tarafların gerçekte asıl işverenin işçisi olmasının amaçlandığı ancak işçilerin haklarını kısıtlamak ya da belirli kamusal yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla bu durumu sözde alt işverenlik sözleşmesi ile perdelemeye çalıştıkları varsayılmıştır.
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Çok önemli Değişiklik
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Çok önemli Değişiklik
İŞ KANUNUNA İLİŞKİN FAZLA ÇALIŞMA VE FAZLA SÜRELERLE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK Artık fazla çalışma için yer yıl işçide onay alınmayacak.

HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
15°C / 10°C
Durum
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:42
Güneş
08:16
Öğle
13:07
İkindi
15:23
Akşam
17:46
Yatsı
19:12
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ

Sitemizi Nasıl Buldunuz. ?

Kapat